5 Mart 2018 Pazartesi
Theodore Bebek
Tam 4 ayda bitirebildiğim Thedore ile karşınızdayım. Şu aralar tembellik üzerimde amigurumi açısından. Kendileri koskocaman oldu. Bu yazıda biraz ip karşılaştırması da yapabileceğim sayesinde çünkü ilk kez Gazzal Baby Cotton denedim.
Gazzal Baby Cotton hakkında görüşlerim şöyle: Çok güzel tüylenmeyen sağlam bir ip. 4 ay elimde sürünmesine rağmen hiçbir değişiklik yok örülen parçalarda. Esnemeyen kopmayan solmayan bir ip diyebilirim. Yarn Art Jeans biraz daha kadife dokulu ve zamanla tüylenmese de hafif esneyen bir ip bence. Gazzal böyle değil. Fakat çok ince, dantel ipi gibi. Tellerine de ayrılan bir yapısı var o yüzden örmeye alışması zor oluyor. Hayvan oyuncaklar için uygun değil bence çünkü örerken ömrünüz gidebilir :) ve tabi küçük olur.
Bu bebeğin tarifi ücretli ve tasarımcısı Tiny Mini Design (https://tinyminidesign.blogspot.com.tr/). Kocaman bir bebek. Tarifte önerilen iple ördüm. Yukarıda anlattığım gibi incecik bir iple örmeme rağmen kocaman oldu.
Aynı tasarımcının başka bir tarifini daha örmüştüm. O bir tık daha küçük aslında ama onda Yarn Art Jeans kullanmıştım. Aşağı yukarı aynı boy oldular. Kalın bir iple Theodore örülürse ne kadar kocaman olur artık bilemiyorum. İkisinin beraber fotosunu aşağıya ekliyorum.
Kullandığım ip: Gazzal Baby Cotton (XL değil normal)
Tığ: 2.00 mm
28 Aralık 2017 Perşembe
2017 giderken... amigurumi aşkına...
Bu sene tam 18 tane oyuncak örmüşüm. (Burada açılmış gözler emojisi iyi giderdi...) Aslında üç gün daha var ama yarımlarımı üç güne sıkıştırabileceğimi sanmıyorum. Artık 2018'e kısmetmiş onlarda.
18 benim için harika bir sayı. Ufak tefek bakmayın. Geçen sene 6 imiş. Şimdi üç katı... Oldukça hızlı bir gelişim. Şimdi bakalım neler yapmışım, neler....
18 benim için harika bir sayı. Ufak tefek bakmayın. Geçen sene 6 imiş. Şimdi üç katı... Oldukça hızlı bir gelişim. Şimdi bakalım neler yapmışım, neler....
11 Aralık 2017 Pazartesi
Sıcacık uyku tulumu
Geçen seneki gibi yine çift kat pazenden diktiğim uyku tulumu...Kumaşları iki tane dikerim diye almıştım ama o zaman ancak birini dikebilmiştim. Bu sonbaharda yine heveslendim. Aslında daha kolay oldu tabi ama çok süründü yine elimde... Neyseki sonunda bitti. Kalıp olarak Leylanın şimdi kullandığı penye tulumları kullandım. İki katlı önden fermuarlı. Kol, bacak ve boyna beyaz ribana diktim. Seneye kol ve bacaklardaki ribanaları değiştirerek kullanırım diye düşünüyorum çünkü çok büyük geldi.
Sadeleşmeceler...
Bu aralar kendimi durduramıyorum atıyorum da atıyorum....
Düzenli bir şekilde yapamasam da biraz daha hafiflettim kendimi. Önce kendi kıyafetlerimden başladım. Bir daha asla sığamayacağıma ikna olduğum büyük iki poşet kıyafeti, eski ama kullanılabilir durumda olan montlarımı, çok sevgili teyzeciklerimin ördüğü çeşit çeşit renk renk atkı ve fularları (malesef bir kere bile kullanamadım birçoğunu) Özgür Dönüşüm Ankara grubu üzerinden dönüştürdüm.
Sonra kocamı ikna ettim. Yıllar yılı hiç ayıklamadığı ve asla toplamadığı dolabını düzenledi. Üç çöp poşeti dolusu attık birlikte. Birilerinin işine yarayabilecekleri ayıracak vaktimiz olmadı ama belki çöp toplayıcıları bulup ayırır düzgün olanları umuduyla ayrıca koyduk hepsini çöpe...
Bir gün de oyuncakları ayırdım. Onları atamadım tabi ciddi bir servet düşününce ve az kullanıldılar.
Bir süre kiler beklesinler bakalım. Baktık ikinci bir çocuk fikrimiz gelişmedi topluca dönüştürülebilir diye düşünüyorum. Salonda bayağı bir boşluk oldu ve tabi biz hemen o boşluğu doldurduk. Sanırım Leylaya değil kendimize alıyoruz oyuncakları...
Bir gün de nöbet tutarken kitaplık battı. Kitapların önünde üstünde biriktirdiğimiz ıvır zıvırları, tarihi geçmiş ilaçları vs attım. Ivır zıvır dediğime bakmayın en az bir büyük çöp poşeti çıkmıştır atık. Bugünde kitaplığın üzerindeki saçma sapan elektronik eşya kutularını halletmeyi düşünüyorum.
Bu arada benim hobi malzemelerim (şiş, tığ vs.) ve eşimin tamirat eşyaları Leyla'nın ulaşabileceği tehlike yaratan dolaplardan yeni yerlerine geçtiler ve devrilme tehlikesi olan bir şifonyer duvara sabitlendi. Sade yaşamak kadar güvenli yaşamak da önemli değil mi?
Aslında Kondo'nun kitabında oda oda değil de eşya grupları üzerinden ayıklama yapmayı öneriyor ama benim o şekilde detaylı çalışacak vaktim ve ortamım olmuyor. O yüzden o sırada gözüm nereyi yiyorsa orayı ayıklıyorum. Bu da baya bir ilerleme sağladı diyebilirim. Özellikle yerine yenilerini koymayınca boşluklar çok iyi hissettiriyor.
Sırada bekleyenlere bir göz atalım en son:
Düzenli bir şekilde yapamasam da biraz daha hafiflettim kendimi. Önce kendi kıyafetlerimden başladım. Bir daha asla sığamayacağıma ikna olduğum büyük iki poşet kıyafeti, eski ama kullanılabilir durumda olan montlarımı, çok sevgili teyzeciklerimin ördüğü çeşit çeşit renk renk atkı ve fularları (malesef bir kere bile kullanamadım birçoğunu) Özgür Dönüşüm Ankara grubu üzerinden dönüştürdüm.
Sonra kocamı ikna ettim. Yıllar yılı hiç ayıklamadığı ve asla toplamadığı dolabını düzenledi. Üç çöp poşeti dolusu attık birlikte. Birilerinin işine yarayabilecekleri ayıracak vaktimiz olmadı ama belki çöp toplayıcıları bulup ayırır düzgün olanları umuduyla ayrıca koyduk hepsini çöpe...
Bir gün de oyuncakları ayırdım. Onları atamadım tabi ciddi bir servet düşününce ve az kullanıldılar.
Bir süre kiler beklesinler bakalım. Baktık ikinci bir çocuk fikrimiz gelişmedi topluca dönüştürülebilir diye düşünüyorum. Salonda bayağı bir boşluk oldu ve tabi biz hemen o boşluğu doldurduk. Sanırım Leylaya değil kendimize alıyoruz oyuncakları...
Bir gün de nöbet tutarken kitaplık battı. Kitapların önünde üstünde biriktirdiğimiz ıvır zıvırları, tarihi geçmiş ilaçları vs attım. Ivır zıvır dediğime bakmayın en az bir büyük çöp poşeti çıkmıştır atık. Bugünde kitaplığın üzerindeki saçma sapan elektronik eşya kutularını halletmeyi düşünüyorum.
Bu arada benim hobi malzemelerim (şiş, tığ vs.) ve eşimin tamirat eşyaları Leyla'nın ulaşabileceği tehlike yaratan dolaplardan yeni yerlerine geçtiler ve devrilme tehlikesi olan bir şifonyer duvara sabitlendi. Sade yaşamak kadar güvenli yaşamak da önemli değil mi?
Aslında Kondo'nun kitabında oda oda değil de eşya grupları üzerinden ayıklama yapmayı öneriyor ama benim o şekilde detaylı çalışacak vaktim ve ortamım olmuyor. O yüzden o sırada gözüm nereyi yiyorsa orayı ayıklıyorum. Bu da baya bir ilerleme sağladı diyebilirim. Özellikle yerine yenilerini koymayınca boşluklar çok iyi hissettiriyor.
Sırada bekleyenlere bir göz atalım en son:
- Leylanın kıyafet dolabı (zaten periyodik olarak ayıklıyorum ama Konmari metodu ile yerleştireceğim bu sefer)
- İşe yararsa kendi dolabımı Konmari metodu ile yerleştireceğim.
- Çantalar....
- Çarşaf, yorgan, yastık vs gibi ev tekstili ve çeyiz sorunsalı
- Mutfak eşyaları
- Kitaplar
- Hatıralar
29 Kasım 2017 Çarşamba
ŞAPŞAL KÖPEK
Pinterestten bulduğum bir tarif üzerine kocaaaman bir köpek ördüm. Sarılmalık, sıcacık....
İp: Nako Denim, pembe yerler Yarn Art Jeans (Denimle yarn art jeans doku olarak da kalınlık olarak da farklı. Kulakları ikiye katlayınca denimden daha sert oldu. Diğer pembe yerleri tek kat ile ördüm. Denim büyük kalın oyuncaklar için iyi bir ip. kalınca ama yumuşak. Örerken tel tel ayrılıyor)
Tığ: 3.00 mm
31 Ekim 2017 Salı
Balbonus Bebek
Yeni bir yazıya linki bulamama ile başladım sanırım. Neyse instagramda sevgili @nursensensoy un meşhur tarifini deneme fırsatı buldum sonunda. Minik barbi bebek gibi görünen amigurumiler son zamanlarda en çok denemek istediğimdi. İlk tarifini deneyemedim ama balbonusu hemen başladım. Tamamlamak aslında çok uzun zamanımı almadı. Kollar, bacaklar incecik, minik bir vücut örülecek çok bir şey yok yani. Koca koca ayıların, köpeklerin yanında bunun örgüsü çok az. Vücudu hemen bitti. Kollar bacaklar vücut bütün örülüyor. Kafa da küçücük.
Kolların ve bacakların ince yerlerini örmek zor. Hele kalın ip ve tığ kullanmaya alışıksanız, çok daha zorlayıcı olabilir. Ama yinede bir günde tüm gövde kolayca örülebilir.
Ama gelelim detaylara. Göz işlemeyi ilk kez denedim. Çok güzel olmadı beğenmedim. Çok zormuş. Bir daha dener miyim, daha düzgün yapabilir miyim bilmiyorum. Çok ama çok zor bir iş. Neyse ki Nurşen hanım ilk denemeye göre çok güzel olmuş diye bir yorum yaptı da moralim yerine geldi.
Sonra tek tek kafaya saç ektim. Tarifte kullanılan iği bulamadım. rastgele bir ip aldım. Önce beğenmedim sonra söküp başka bir deneme yapmaya üşendim. Tamamladım. Duruşunu sevdim doğal oldu :)
Uzun süre çıplak kaldı. Elbise ve ayakkabıyı örmek bebeği örmekten çok daha zor. Ayakkabının tabanı bile acayip detaylı.
Kullandığım ip Yarn Art Jeans. Yüz işlemeleri de tek katını ayırıp kullandım. Tığ 2,00mm. Elbise ve ayakkabıda tığı 2.25 mm kullandım ama ayakkabıda 2.00mm daha iyi olurmuş biraz büyük oldu sanırım.
24 Ekim 2017 Salı
Sadeleşme üzerine...
Bir türlü tamamen sadeleşemiyorum. Hem vaktim yok hem de bazı şeylere kıyamıyorum resmen...
Aslında kıyafet, ayakkabı, mutfak eşyası, kozmetik gibi başlıklarda oldukça ilerlettim kendimi. Aylardır diyebilirim hatta 1 yılı geçti belki de yeni bir şey alırken önce gerçekten ihtiyacım var mı diye düşünüyorum ve aldığımı dibine kadar kullanmadan yenisini asla almıyorum. Bu güzel bir gelişme benim için.
Ama aylardır yapmak istediğim ve içimi ağırlaştırdığını hissettiğim detaylı bir temizlik var, oda oda yapmam ve en ince ayrıntısına kadar herşeye dokunmam gerekiyor. Bir türlü fırsatım olmuyor ne yazık ki...
Ama annemler evi toparlarken orada kalan eşyalarıma bu istediğim temizliği yaptım. Oyuncaklarım vardı. Kutu kutu bekleyen... Neyi beklettiğimi bilmiyordum ama sanırım lisedeydim, taşınırken ayrı ayrı paketlemiştim. O zamandan beri bekliyorlardı. Çocuğum olursa oynar filan diye değil benim oldukları için bekletmiştim. Şimdi çocuğum oldu ve dedim ki onunla oynamak için bekletmişim. İşe yaramayacak olanlarını attım. Ama eli yüzü düzgün olanları ayırdım. Zaten güzelce paketlemişim zamanında, yaş grubu Leyla'ya uymayanları kaldırdım, uyanları önüne koydum. O kadar mutlu oynuyor ki onlarla, iyi ki saklamışım. Oyuncak, oyuncaktır, eski yeni farketmez ilk görüldüğü zaman heyecanlandırır sonra zaten hepsi sıkar. Oynarken "anne bunlar senin oyuncakların" demesi de ayrı bir mutluluk oldu.
Bir tek kitap kutum kaldı. Üniversite ders notlarım daha doğrusu bizim bölümde pek kitap kullanılmazdı. Şimdi onları kıyıp nasıl atacağım bilmiyorum. Onlar benim hayatımın 5 yılı... İşime yarıyor mu? Hayır. Ama...
Sonrasında birde oyuncak temizliği yapmalıyım evde. Bir çoğunu artık Leyla ellemiyor bile belki bir süre göz önünden kaldırsam bir süre sonra daha çok ilgisini çekebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
LALALOOPSY Bebek-Elif Bebek
İsmi zor geldi. Çok yaratıcı kızım da ismini Elif koydu. Yine Tiny Mini Design blogundan bu sefer ücretsiz bir tarif. Tarif Kevser Sönmez ...
-
Leylanın öğretmeni maske partisindeki maskenin el yapımı olması gerektiğini söyleyince Pinterestte bir araştırma yaptım ve en kolayı keçe...
-
Daha önce de bahsetmiştim bir yazımda, amigurumiyi bir forumdakilerin destekleri sayesinde öğrenmişti. O zaman amigurumitr diye bir forum va...
-
Ne zamandır aklım fikrim hep dikişteydi. Az zaman değil haa baya bi 5-6 yıldır hevesliyim ama gazı veren yok diyebilirim. Ev arkadaşımla ve ...






